Burhan karaduman

En son oltaya Ahmet Hakan düştü…

En son oltaya Ahmet Hakan düştü…
A- A+ PAYLAŞ
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit

Burhan KARADUMAN

Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde önce Yavuz Donat oltaya düştü…

Yavuz Donat’ın yazdığına göre; meğer Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde makam arabası yokmuş da rektör hanım, kocasının özel aracını makam aracı olarak kullanıyormuş…

 

Tabii yersen…

 

Yalan…yalan…yalan…

44 AB 001 plakalı kiralık Mercedes araç üniversite kurulduğu ilk günden beri 44 A 002 resmi plakalı makam aracı olarak kullanıldı.

 

Hatta üniversiteye ait bazı araçlar Malatya dışında, Ankara’da, başkentte rektörün çocuğunun okulunun önünde resmedildiğine dair paylaşımlar bile haberlere konu yapıldı.

 

Üniversiteye ait araç Ankara’da, rektörün çocuğunun okulunun önünde ne geziyordu?

Eğer birileri Ankara’yı su yolu yapıyor ve haftalarca, sorumlu olduğu Malatya’daki kuruma uğramıyorsa bir zahmet kendi aracı ile Ankara’ya gidip gelsin.

 

Tabi kendi aracı ile gidip geliyorsa…

 

Hani şu PTS uygulaması var, şehirlere ve yollara giriş çıkış yapan tüm araçların plakalarını tek tek kaydediyor….

 

Akaryakıt alındığı zaman tüm araçların plakaları direk emniyetteki ekrana düşüyor.

Yine; Emniyetten koruma alınıyor, korumaların görevlendirmeleri de kaydediliyor.

 

Yalan söylemeye gerek yok….

Devlet sağlam çalışıyor…))

 

Belki bu yalanları söyleyen bunları bilmiyordu….

Ama, Yavuz Donat’ın bilmesi gerekirdi.

 

Yavuz Donat’ın enişteye şunu da sorması gerekirdi: “Yahu sen Ankara’da görev yapıyorsun, hangi izin ve görevlendirme ile Malatya’da bulunuyorsun?”.

 

Bir de şunu eklemesi gerekirdi Donat’ın, “Türkiye Cumhuriyeti senin arabana mı muhtaç kaldı enişte efendi? Sen Türkiye Cumhuriyeti’ni aciz göstermeye utanmıyor musun?”.

 

Ama soramaz, çünkü Yavuz Donat gazeteciliği “her dönemin adamı olma gazeteciliği” özelliği taşıdığı için, soru sormayı, sorgulamayı düşünemez.

 

Hatta şöyle diyelim: Düşünür de sormaya ihtiyaç duymaz. Çünkü, o da biliyor aslında enişte efendinin konuyu saptırdığını….

 

Ama işte, ahbap – çavuş ilişkisiyle ve siparişle köşe yazısı yazıldı mı böyle oluyor...

 

Tabii bu yazıların karşılığında kitapçılarda alıcı bulamayan Yavuz Donat’ın kitabından çok sayıda satın alıp oraya buraya bedava dağıtırsan, yıkama – yağlama, yalan – yanlış gırla gider…

 

***

Yavuz Donat’tan sonra Hürriyet Yayın Yönetmeni de Aysun Bay Karabulut ve enişte efendi hakkında, yine siparişle bir PR, bir güzelleme yazısı yazdı.

 

AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık’ın, “Rektör bacım Malatya’da çuvalladı, şuna bir omuz ver de biraz olsun kamuoyunun gözünü boyayalım” diyerek Ahmet Hakan Coşkun’a yazı ve söyleşi siparişi verirse, bu güzellemeler yayınlanır.

 

Yoksa Ahmet Hakan oltaya mı geldi?

 

Ahmet Hakan’ın düşüşü çok acayip olmuş…

İnsan yere düşer…

İnsan yüksekten düşer…

Ama Ahmet Hakan oltaya nasıl düştü, anlamadım…

 

Ahmet Hakan aynen şunları yazdı; “Öğrendiğim anda acayip mutlu oldum: Meğer Rektör Aysun Bay Karabulut’un kendisi Sünni, eşi Ercan Karabulut, Alevi imiş. Ne güzel yahu! Önyargı dediğin işte böyle kırılır. En başta tepkilerle karşılaşmış Aysun Hanım. Ama diretmiş ve evlenmiş Ercan Bey’le. Tepkilere aldırmamış. Ve onlar, üç çocuklarıyla mutlu mesut bir aile.”

 

Bu ne yahu!..

 

Eyyyy… Ahmet Hakan, Alevi-Sünni evliliği Anadolu’da bin yıldır var…

Bin yıldır Alevi-Sünni evliliği yapılıyor…

 

O senin dediğin ön yargı bu ülkede yoktur…

O senin dediğin güzellik binyıldır Anadolu’da gururla, onurla yaşıyor, yaşatılıyor…

 

Bir rektör, bir üniversite yöneticisi neden “uluslararası bilimsel başarıdan bahsetmez de” gidip direkt “kocasının mezhebinden” bahseder…

 

O rektörün Malatya’da kimse kocasının mezhebini sorgulamadı, sorgulayamaz da…

 

Ama görev süresi içinde edindiği iddia edilen mal varlığı sorgulanıyor, üniversitedeki iş ve işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı sorgulanıyor.

 

Bu rektörün haftalarca Malatya’ya gelmeden, üniversiteyi Ankara ve İstanbul’dan idare etmeye çalıştığını, bunun hesabının neden sorulmadığı sorgulanıyor.

 

Bu rektörün yaptığı atamalar sorgulanıyor, bu rektörün temizlik elamanı olarak aldığı personeli akademisyen yapması sorgulanıyor, sen bunu biliyor muydun Ahmet Hakan?

 

O rektör, kocasının mezhebi sorgulanmadığı için rektör oldu. Bundan daha iyi güzellik olabilir mi?

 

Mesele “mezhep” değil, mesele “yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına” cevap veremediği için konuyu saptırmaktır.

 

Medyaya, basına rektörlük görevinin 2,5 yılı içinde Ankara’nın en pahalı sitesinde süper lüks villa, İzmir’de en pahalı sitede süper lüks villa ve Malatya’da yine süper lüks villa sahibi olduğu iddia edilen o rektör ve kocası şimdiye kadar “Bizim böyle bir mal edinmemiz olmadı” diyemedi, yalanlamadı, inkâr etmedi.

 

Anladın mı şimdi?

 

Malatya büyükşehirdir, ama herkesin herkesi tanıyabileceği kadarda küçüktür.

Yahu bu Anadolu’nun bir gerçeği…ön yargı-margı yoktur…

 

Sadece usulsüzlük iddialarının hesabını kamuoyuna vermeyenlerin konuyu saptırması var…

Ahmet Hakan, senin bu kadar oltaya düşeceğini bilseydik, yakın zamanda bir düğünümüz oldu, birisi Alevi-birisi Sünni’ydi, senide davet ederdik. Ama bilmiyorduk, bir daha düğünümüz olursa söz seni davet edeceğiz.

***

Gelelim şu “acı kayısı çekirdeği ekstresine”

Ahmet Hakan, bu ekstre uzun yıllardır Amerika’da üretiliyor ve dünyanın her yerinde satılıyor…

İlk defa yapılmış, icat edilmiş bir şey yoktur ortada.

 

 

 

***

Anadolu’daki bir üniversitenin rektörü, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanından daha fazla Ankara’da bulunuyorsa, aslında YÖK ve YÖK Başkanı Erol Özvar’da tartışılmalıdır.

Yada Sayın Özvar idari personeline dikkat etsin….Ben Vakko diyeyim, gerisini Sayın Özvar anlasın…Ben yılbaşı diyeyim, gerisini Sayın Erol Özvar anlasın…

Ben hediye diyeyim, gerisini anlayan anlasın…